‘Mizah susturulamaz, hiciv suç değildir’

6 Temmuz 2026 Pazartesi 17:19

Mersin’de bir araya gelen Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını protesto etti. ‘Mizah susturulamaz, hiciv suç değildir’ diyen grup, Göktaş’ın serbest bırakılmasını istedi.

Ünlü komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, tepkilerini dile getirdi. Grup adına konuşan SES Mersin Şube Eş Başkanı Sevgi Başkavak, toplumların nefes aldığı, eleştirdiği, düşündüğü ve kendisiyle yüzleştiği en güçlü alanlardan birinin sanat olduğunu belirterek, “Sanatın en köklü damarlarından biri ise mizah ve hicivdir. Mizah iktidarı, toplumsal çelişkileri ve hayatın absürtlüklerini görünür kılar. Hiciv ise halkın vicdanının, ortak aklının ve eleştirel düşüncesinin yüzyıllardır taşıyıcısıdır. Komedyen Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayımlanan stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanması; yalnızca bir sanatçının özgürlüğünün elinden alınması değildir. Bu karar, düşünce ve ifade özgürlüğüne, sanatın eleştirel niteliğine ve toplumun eleştirme, hicvetme, gülme hakkına yönelmiş ağır bir müdahaledir. Anadolu'nun kültürel mirası, hiciv ve taşlamayla yoğrulmuştur. Nasreddin Hoca, fıkralarıyla iktidarı, cehaleti ve toplumsal çelişkileri sorgulamıştır. Pir Sultan Abdal, şiirleriyle haksızlığa karşı sözünü yükseltmiş, zalime karşı mazlumun sesi olmuştur. Seyrani, Dadaloğlu ve Neyzen Tevfik; düzeni, baskıyı ve adaletsizliği taşlamanın diliyle eleştirmiştir. Cumhuriyet döneminde Aziz Nesin, Mahsuni Şerif, Rıfat Ilgaz ve Muzaffer İzgü, mizahı halktan yana bir mücadele aracına, bir direniş kalesine dönüştürmüştür.

 

“DENİZ GÖKTAŞ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR”

Bugün stand-up sahnesinde sürdürülen eleştirel mizah, hiciv de aynı tarihsel geleneğin devamıdır. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan hiciv kültürünü suç haline getirmek, bir stand-up gösterisinden suç icat etmek sadece gösteriyi yapana değil izleyene, gülene, düşünene, konuşana göz dağıdır.  Deniz Göktaş’ın ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama’ suçlamasıyla soruşturma başlatılıp, Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla genişletilerek tutuklanması bir hukuk garabetidir diyorduk. Avukatının yaptığı açıklamayla ‘uyuşturucu suçlaması bulunmamasına rağmen gözaltı sürecinde saç, kıl ve tırnak örnekleri alındığını’ öğreniyoruz. Tabip odası başta olmak üzere sağlık ve insan hakları örgütlerinin insan onuruyla bağdaşmayan, günde 1 saat havalandırmaya çıkılan, oda değil hücrelerden oluşan Kuyu Tipi cezaevine, ‘gün yüzü görmesin’ der gibi konulması ise daha başka bir garabettir. Bugün Deniz Göktaş'ın yaşadığı hak ihlali, toplumun eleştirme ve ifade özgürlüğü hakkının elinden alınmasıdır ve bu durum kabul edilemez. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak yargı sopasıyla toplumu dizayn etmeye çalışan siyasi iktidara çağrımız.  Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır. Sanat ve ifade özgürlüğünü hedef alan tüm baskı politikalarına son verilmelidir. Siyasal mizahın ve eleştirel sanatın suç gibi gösterilmesinden vazgeçilmelidir.

Evrensel hukuk ilkelerine ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmelidir” dedi.